Rastgele

Kadın Dizisinin Aslan ile Tırtılı : Arif ile Bahar

Bahar, iki çocuğuyla kendi ayakları üstünde durmaya çabalayan; geçmişindeki ailevi sorunların ekseninden bir türlü kopamayıp, öldüğünü sandığı eşi için büyük bir hasretle yas tutan; bununla da kalmayıp uzun bir süreç gerektiren ölümcül bir hastalıkla boğuşan çaresiz bir kadın.. Geçen sezon Bahar‘ın hayat hikayesine tanıklık edip onunla birlikte hüzünlenip aynı zamanda gülümsemek için umut aradık hep. Bazen bulduk o umudu, yer yer boşluklara uzanan..

İşte o boşluklara yerleşen umudun bir adı da Arif idi..

Arif; Tarlabaşı‘nda bencil babası ve hasta annesiyle yaşayan, hayatında yalnız olmayı kendine birer görev bilen kapalı kutu bir adamdır. Kendi mahallesinin dışına çıkmaz pek. Tek düşündüğü hasta annesi ve kendine bir meşgale bulduğu çay ocağıdır. Etliye sütlüye karışmadan hayatını kontrol eden, yalnız bir adamdır Arif.

Ne bilsin, bir gün hayatına bir kadın ile iki çocuğunun girerek, kendisine hayatta tutunabilmek için bir amaç verebileceğini.. Artık Arif için hayat başkadır. O anne ve iki çocuk için hayata tutunmak ister. Onlarla var olur..

Peki onlar bir gün giderse; Arif, yeniden Arif olabilir mi acaba? Ya da Arif‘ten ne geriye kalır ki..

2 Ekim Salı akşama yeni sezona “Merhaba” diyecek olan “Kadın” dizisi, onca bahsettiği konu arasında Arif‘in bu girdabına da yer verecek elbet. Çoğu izleyici şimdiden Arif’e ne olacak diye merak etmekte.

İşte bizler de, yeni sezon öncesi Arif ile Bahar’ın askıda kalan ilişkisine tekrar bir selam vermek istedik..

Çaresiz kalan Bahar, alışık olmadığı bir mahallede bulur kendini.. Korku dolu gözlerle etrafına bakarken, Arif de yeni kiracıları olan Bahar ile çocuklarını ilk defa görmektedir..

İki yorgun hayat, böylelikle ilk defa karşılaşmış olurlar..

null

Arif, kendince tehlikenin farkındadır.. Karşısında yeni hayatını alışık olmadığı bir mahallede sürdürmeye çalışan, cesareti sömürülen bu kadının, etraflarında olmasını istememektedir.

null

Evet.. Arif, Bahar‘ın hayatına böyle sert ve kaba bir şekilde giriveriyor birden. İzleyicinin gözünde, nefret edilesi bir karakter olma olgusuyla.. Bir riskle.

Fakat işler hiç de öyle olmuyor..  Arif, aslında Bahar‘ı mahallede başına gelebilecek felaketler silsilesinden koruyor.. Aralarında istemeden de olsa bir anlaşma başlıyor..

Günler geçiyor, Bahar mahalleye Arif de yeni kiracılarına alışmaya çalışıyor..

Karşılaştıkları günden beri Arif’in üstünde çekingen bakışlarını bir türlü atamayan Bahar‘ın yanında, çocuklar Arif ile daha sıcak ve kolay köprü kurmaktadır.. Çocukların saf ve objektif yürekleri belki de başta kaba gibi görünse de yüreği temiz olan Arif abilerine kendilerine daha çabuk çekmekteydi.. Sonuçta hayatlarında güvenlerini kıracak bir deneyimleri ve ön yargıları yoktu anneleri gibi.. Şeffaf bir şekilde Arif abilerinin hayatlarına süzüldüler kolayca.. Nitekim doğru da bir tercih yaptılar..

Hayatlarında daha ismen de var olmadan önce, birbirlerine verebilecek bakışları vardı üstlerinde..

null

Tavlada Bahar tarafından yenilmek bile hoşuna gidiyor.. İddia kaybetmek, şu bu.. Umurunda değil.. Dişine göre bir rakip bulmuş, keyfine diyecek yok tabii Arif efendinin.. Haliyle Bahar da kazanması üzerine bir yere gidemiyor, kalıyor mahallede. Belki de hoşuna giden asıl budur Arif‘in, kim bilir.. Bile isteye bu mücadelede mağlup olmayı kabullenmiştir bile..

null

Önce çocuklarla iletişim kurar Arif.. Kıyamaz ikisine de. Onları ilk hayatına sokar. Anlar çünkü onları.. İki çocuk da kendisi gibi yalnızdır. Annelerinden başka kimsesi yoktur onların.. Doruk ile Nisan‘ı, Arif abilerinden başka en iyi kim anlayabilir ki..

null

Farkında olmadan hayatları iç içe olmaya başlamıştır bile..

null

Çocuklarla iletişim kurmayı başaran Arif, Bahar‘a da yardım etmek istemektedir artık.. Onun ihtiyacım yok tavırlarını bir şekilde yenmeyi başarmıştır.

null

Arif‘in, Bahar ve çocuklara vedası çok zor olmuştur..

Ufak dokunuşlara mahkumdurlar..

null

Ya da o ufak dokunuşun masumca hissettirdiklerine..

null

Arif‘in o güzel yüreği, Bahar‘ın hastalığını öğrendiğinde çaresizce atmaya başlar artık..

null

Ne olursa olsun, Sarp aralarındaki en büyük hayalet olacak.. Yaşasın, yaşamasın..  İkisi de bu gerçeği, gayet iyi biliyor..

Bazı cümleler yakar insanı.. Arif‘i de yakan cümle budur işte.

“Sen benim en iyi arkadaşımsın..”

Annesinin vefatıyla içten içe yanıp sarsılan fakat çok da belli etmeyen Arif.. Bir tek Bahar‘a verir tüm derdini, sıkıntısını.. Bahar da anlar onu.. Bugüne kadar hep yanında olan Arif’in, bu dökülüşünü kabul etmez mi hiç.. Seve seve eder..

Bazen zordur, kendini anlatmak.. Gerçekten hissettiklerini anlatabilmek. Fakat Arif, zoru başaranlardan.. Dürüstlüğünü kaybetmemiş samimi insanlardan.. Yüreğiyle bakmayı bildiği için, doğru cümleleri seçebiliyor böylece..

Arif’i keyifli görmeyelim hele.. Türkü bile söyler o keyifle..

“Arkadaşlar birbirlerini sevmezler mi?”

Severler Dorukcuğum.. Sevmezler mi hiç..

Arif, Bahar‘ı hep sevsin.. Sevsin ki, dördünün yüzlerinde tebessüm hiç eksilmesin..

Arif çok sever Bahar‘ı.. Öyle sever ki, onun acısına üzülür, kırgınlığına da.. Kızgınlığına da.. Sırf bunun için kendine bile kızar. O kadar sever.. Sanırım buradaki “çok sevmek” Arif’in özeti.. Sevmek değil onun özü. Çok sevmek.. Çok sevdiği için de kendi sevgisiyle yaşamak, buna tutkuyla bağlanmak.. Yoksa nasıl Arif olsun.. Nasıl o hayatına devam edebilsin yine..

Birbirlerine küsmek pek istedikleri bir durum değil elbet.. Fakat en önemlisi de sözcüklerin havada uçuşmasına gerek de kalmıyor. Bir duruş bile birbirleriyle barışmak için yeter sanırım.

Tırtıl ile Aslan hikayesi de böylece başlıyor işte..

Sevgi paylaştıkça güzel boşuna dememişler.. Bir süre sonra ikisinin de birbirlerine akacak cümleleri oluyor elbet..

Çok zor.. Fakat zorluğuna katlanmak bile değiyor sanki Arif için.. Bahar yanımda olsun yeter, diyor hep gözleri..

null

Bazı yolculuklar çok güzel..

O mahcubiyetin altında yatan tek gerçek, o naif sevgi..

Böyle de bulur eller birbirini, isteseler de istemeseler de..

null

Herhalde Arif ile Doruk‘tan mutlusu yoktur o gece..

“Her şey seninle güzel, yolda yürümek bile.
Olmayacak düşlerin, peşinde koşmak bile.
Her şey seninle güzel, bu toprak bu taş bile.
İçimdeki bu korku, gözümdeki bu yaş bile.

Beklenmedik bir anda, ayrılık gelip çatsa..
Seninle paylaştığım tek bir gün yeter bana..

Her şey seninle güzel, duyduğum bu ses bile.
Yalnız içtiğim su değil, aldığım nefes bile.
Her şey seninle güzel, bu yağmur bu kar bile.
Yüzümdeki gözyaşının izleri, onlar bile..”

“Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
 Yaşadın mı büyük yaşayacaksın; ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına..    
 Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır.
 Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana..”

Gülümsemeyi unuttuktan sonra, yeniden böyle gülebilmek kolay olmasa gerek.. Geldikleri bu nokta bile, iletişimlerinin güzelliğini ortaya koyuyor artık..

null

Size olduğu gibi bakan dostlarınız olsun.. Ceyda gibi. Katıksız.. Bahar ile Arif‘i onlardan daha çok düşünen Ceyda, ne güzel insansın..

“Susamış suların akışı gibi,
Çaresiz gözlerin bakışı gibi,
Kapının ansızın çalışı gibi,
Akrebin ateşte yanışı gibi..

Vazgeçip uzaktan senin yanında,
Kendime cevapsız soru sormuşum..
Kaybolup giderken fırtınalarda,
Gönlümce bir ıssız ada bulmuşum..

Farketmeden senin olmuşum..”

Arif masallarla süslü dünyanın insanı değildir hiçbir zaman. Tutamayacağı sözler vermez kimseye. Bahar‘a hiç vermez böyle bir söz.. En gerçekçi ve dürüst hâliyle sözcükler dökülür ağzından..

“Ama ben ölebilirim.. Bunu sen de biliyorsun.”

“O zaman, ben de seni ölene kadar severim..”

Her şey bir kenara..

Nisan‘ın, Enver dedelerine bir şey olacak diye telaşlanıp; o çocuksu, saf güzel yüreğiyle ilk olarak acısını ve göz yaşını paylaştığı kişinin Arif olması birçok şeyi anlatmaktadır.. Arif, artık onlar için vardır sadece..

Doruk ile Nisan gibi güzel yürekli iki çocuğun, özlem duyduğu sofranın baş kahramanlarıdır Arif ile Bahar..

 

Sevgisi Arif gibi böyle dürüst ve samimi olan insanlar, hayatlarımızdan hiç eksilmesin temennisiyle..

 

Sevgiyle kalın..

Başlıklar: , , , , , , , , , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

02 Nisan 2018, 20:10

Sen Anlat Karadeniz’in İmkansız Aşıkları Nefes ve Tahir’i Sevmek İçin 11 Neden

Sen Anlat Karadeniz‘in imkanlı ama imkansız aşıkları Nefes ve Tahir‘i herkes gibi biz de çok sevdik. Televizyonda ki diğer çiftlerden farkı neydi? Neden bu çifti bu kadar çok sevmiştik ve nasıl kısa sürede bu kadar inanılmaz bir fan kitlesine ulaşmıştı? Farklı yönleriyle hepimizin kalbinde bir yerlere dokunduğu aşikar. Haydi gelin...

Devamını Görüntüle