Rastgele

34.50 Telsiz Kodunun Sahibi Börü’nün 11 Farkı

11 Nisan Çarşamba gününde bize 6. bölümü ile veda eden Börü dizisinin sinema filmi için geri sayıma başlamışken; 11 madde ile farkını yazalım dedik. Tüm asker dizilerinin en iyisi olan Börü’nün farklarını yazsak 100 maddede olurdu ama biz sizi sıkmayalım dedik.

1- Yerli dizi, yerli uzunlukta.

Türk Televizyonlarında “Yerli Dizi Yersiz Uzun” cümlesini Börü yıktı. Aşırı dramatik sahneler, müzikle süre doldurma çabaları ve anlamsız bakışların bize buhran geçirttiği anlar bu dizinin içinde yoktu. Börü’nün ilk kazandığı nokta da tam olarak burasıdır.

2- Bölümlerin çekimi yaklaşık olarak 1 Ay sürdü.

Evet, yanlış duymadınız. Acele ile çekilmiş zaten izlenecek mantığı ile değil de daha çok kaliteli bir iş çıkarma isteği ile her bölümün çekimi oldukça uzun sürdü.

3- Sadece 6 bölüm!

Tuttuğunda kesin uzatırlar algısının aksine Börü uzatılmadı. Bomba bir Final sahnesi ile herkese daha iyi bir dizi çekileceğini ve bunu sakız gibi uzatmanın gereksiz olduğunu gösterdi.

4- Dürüst!

Lafı evirip çevirmedi. Ağızları bir karış açık bırakacak kadar sert sözleri ile diziyi daha kaliteli bir hale getirdi. Anlamsız uzun sahnelerle boş replikler de yoktu. Her şey çok açıktı. Zaten aksi; bizi bozar. 🙃

5- Kaliteli çekim!

Her bölüm o kadar kaliteli bir çekim ile yapıldı ki ekran başında sinema filmi izleniyormuş gibi bir hissiyat verdi. Neymiş demek ki kaliteli işler de yapılabiliyormuş.

6- 34.50

Dizinin başından beri 34.50 düşmanların korktuğu ve Börü’nün de telsiz koduydu. Dizi ekibi bunu da boş ve anlamsız bir yere geçirmiyordu. Bu sayıların bir anlamı vardı. İrfan Başkan bunu bize şöyle açıkladı; “34. Süre Sebe’nin 50. Ayeti – Eğer Haktan saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer doğru yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği Kur’an sayesindedir.”

7- Sıcak çatışmada kadınlar!

Evet, Börü bir asker dizisiydi. Şimdi yalana gerek yok, beklenen de erkek kitlesi ve erkeklerin ön planda olacağı bir diziydi. Ancak öyle olmadı. F-16 Pilotu Gökçe, herkesin hayranlığını kazandı ve canımız Asena her bölüm sıcak çatışmanın ortasındaki en güvenilir isim oldu. Kadınlar aşağıya çekilmedi, saf ya da aptal gösterilmedi. Bela da açmadılar kimsenin başına! Fazla iyi değil mi?

8- Boş sahne yok!

Evet, boş, anlamsız ve mantığa oturmayan sahne yok. Belki finalde Kaya’nın koşturması biraz garip gelmiş olabilir ama sadece o kadar.

9- Duygu sömürüsü yok!

Sürekli şehit askerler üzerinden prim yapma dertleri yok. Mükemmel bir şehitlerine saygı var. Bunu da sadece Er olanlar değil rütbeli askerler de yapıyor!

10- Entrika yok?

Bu dönemde artık asker dizilerinde bile entrika olduğu için Börü de olmaması bizi şaşırtmadı desek yalan olur.  Hafif bir aşk hikayesi vardı ancak gözümüze sokulan bir durum yoktu.

11- Mustafa Kemal!

Aslına bakarsak bu durum şaşırılması gereken bir nokta değil ancak ilk bölümden itibaren Mustafa Kemal Atatürk’ün ismi korkusuz bir şekilde anılmaya devam etti. Bir değil birden fazla kez ismi geçti. Neredeyse her bölüm! Her yer bayrak ve Mustafa Kemal ile doluydu desek abartmış olmayız.

Başlıklar: , , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

21 Nisan 2018, 18:15

Alacakaranlık’tan Grinin Elli Tonu’na Geçiş

  Bundan seneler önce hayatımıza Alacakaranlık diye bir seri girdi. Hem de ne giriş. Kısa sürede rekorlar kırdı gerek gişede olsun gerek kitap satışlarında. Vampir Edward ve insan olan Bella’nın aşkları küçükten büyüğe herkesi kendine hayran bıraktı. Bittiğine çok üzülsek de neyse ki hayranlar Twilight’in yokluğunu birbirinden güzel hikayeleriyle aratmadılar....

Devamını Görüntüle