Rastgele

Sen Anlat Karadeniz: Hoş Geldin Nefes Kaleli

Sen Anlat Karadeniz’in 17.bölümüne iki gün kala geçen bölüm analiziyle 16.bölümü bir hatırlayalım istedim. Çiçeği burnunda çiftimizin yeni evli halleriyle dolu bölümümüz bence NefTah açısından son zamanların en güzel bölümüydü. Pigmelaf.com Sosyal İçerik Platformu olarak haydi buyurun Sen Anlat Karadeniz 16.bölüm analizimize…

 

Tahir ve Nefes Basılıyor!

 

 

Gelin kaynana toprağından olur derler bilirsiniz. Asiye de ne kadar inkar etse de tam bir kaynanası gibi Nefes ve Tahir’i ilk günden bastı. Açıkçası ben bu basılmayı başka türlü olsun isterdim ama elimizde bu var, ne yapalım. Asiye’ye yakalanınca ne yapacağını bilemeyen güzel çiftimiz bir anda kendini yastık savaşı yaparken buldu 😍 Önceki bölümlerde olan “Ula! Asıl sana ula!” ayrıntısını da çok sevdim. Sonrasında olan yakınlaşma da ekran başında erirken tüm fandom olarak EVET! EVET! EVET! diye bağırdık ama yine olmadı…

 

Küçük Bir ‘Fuşki’ Meselesi

 

 

 

Yaşayacakları zorlukların en başından beri farkındalardı ama bu zorlukları iç cepheden görmek de farklı bir üzüyor insanı. Daha nikah öncesi Mustafa’nın dediklerini sindirememişken –ki kendisi bir Hoş geldin gelin hanım diyince dedikleri unutulmuyor-  annesinin de köy halkı gibi konuşması Nefes’den ziyade Tahir açısından çok kötü. Ama şöyle de iyi bir tarafı var onları dışardaki bakışa karşı hazırlıyor Saniye’nin tutumu. Tahir’in annesi böyle diyorken köy halkı nasıl iyi bir şekilde karşılayabilir ki?

Zoraki bir evlilik yaptıklarını düşünürsek yaşadıkları hiç zoraki gibi durmuyor. Gayet Tahir Nefes’e “Ben yanlış kadına sevdalandım o zaman” diyebiliyor. İki tarafta bunun gayet bilincinde bir evlilik devam ettiriyor. Tahir’in bu Nefes’i sinir ederek güçlü tutmasına bayılıyorum. ❤

Hoş geldin Nefes Kaleli

 

Karısından ufak yollu korkan ve onu tam bir minnoş kedi gibi izleyen bir adet Tahir Kaleli. Ya biz seni yemeyelim de ne yapalım he, sen bize söyle bunu 😍😍 Vedat’ın Yiğit’i almak için gelmesiyle beklenen karşılaşma gerçekleşti. Zaten Vedat’ın sessizliği korkuturken geldiğinde söylediği o yenilir yutulur olmayan laflar Tahir’i delirtmeye fazlasıyla yetti. Nefes’in sahibi olduğunu iddia ederken aslında Vedat için aşkın, bir insana “mal” gibi sahip olmak demek olduğunu bir kez daha gördük.

Vedat’a bir şey yapamayınca sakinleşmek için yine ilk Nefes’e koşan Tahir, tam bir çocuk gibi istekte bulundu. Birde izin istiyor yahu! 💕 Tahir, Nefes’in fırtınasını dindirmesi beklerken bir Karadeniz türküsüyle karşılaşacağını beklemiyordu. Çocuğum neye uğradığını şaşırdı, mest oldu. İrem Helvacıoğlu’dan da bir türkü dinlemiş olduk, değişiklik oldu 🤔

Nefes ve Tahir Kaleli Meydanda, YERSE!

 

 

Saniye Hanım’ın “sen sakın pazara gelme” ikazını göz ardı eden Nefes, Tahir’in elinden tuttuğu gibi pazara gitti. Ha bugün ha yarın derken gerilmeye gerek yok, ne zaman göreceklerse görsünler artık. Öncesinde de benim için bölümün en güzel sahnesi oldu 😍😍 Tahir’in lafta evin reisliği Nefes’in “ben de derum!” demesiyle bitiyor. Orda “eyvallah” derken ki sırıtışı. Ulaşcım Tunacım Astepecim neden böyle gülüyorsun? ❤❤

 

 

Birlikte elma seçen canım çiftim, Mercan’ı görünce yumruk yemiş gibi oldu. Mercan’ı her zaman Dağdeviren’lerden ayrı tutuyorum. Mercan’ı hiçbir zaman bu hikayede ki ikinci kadın, ara bozan kadın olarak görmedim. Mercan aslında o kadar yardıma muhtaç bir kadın ki. Hiçbir zaman görülmeyen, psikoloğa bile ‘deli’ lafı yediği için gönderilmeyen bir kadın. Kendisinin de söylediği gibi iç dünyasında büyük bir hesaplaşma yaşıyor. Nefes’e hayranlık mı duysun yoksa nefret mi etsin? İlerde aralarında güzel bir bağ kurulacağını düşünüyorum Nefes ve Mercan’ın, haydi hayırlısı…

 

Pazara ansızın dalarak Mercan’la konuştuğu için kendine kızdığını düşünen Tahir, her zamanki gibi çok geçmeden içinde affetti Nefes’i. Tahir geldiği için araba sesinden bile mutlu olan Nefes, kocasını kapıda karşıladı. Tahir için o basit kapı açmanın bile öyle bir büyük anlamı vardı ki. Doğup büyüdüğü 30 yıldır yaşadığı konak tam olarak o an onun için ‘ev’ oldu. Bir evin sıcaklığını içinde o an farketti Tahir.

 

 

Nefes’in geçtiğimiz bölümlerde yüzük takmak istememesini dillendirmesem de kırılmıştım. Bir yanım Nefes’e hak verirken bir yanım Tahir ile empati yaptığında içimi sızlatmıştı. Yüzük takma merasimini çok sevdim. Geçen bölüm kıyılan nikah değil de bu kendi aralarında taktıkları iki sembol onları birbirine her zamankinden daha sıkı bağladı. Ha biz fandom olarak yine “kiss” göremedik ama,neyse….

 

Yangazlardan yüzük isteyen Nefes onların diline böyle düşeceğini pek hesaba katmamıştı tabi. Size bayılıyorum yangazlar. Bu sahnede resmen gülmekten öldüm. Tahir’in de kimseye çaktırmadan cool cool duruşuna da hastayım!

NefTah’ı görünce fandom 😂

Son olarak da Mercan’a bir şey olacağını düşünmüyorum. Fragmanda yer alan vurulma sahnesi de bir şekilde çarpıtılarak göreceğimizi düşünüyorum. Haydi bakalım…

 

 

Ayrıntıların köpeğiyiz! Birini sevince bakamaması bile seviyorsun işte 😍

Başlıklar: , , , , , , , , , , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

12 Nisan 2018, 08:13

12 Nisan 1993: Türkiye, İnternet İle Tanıştı

Türkiye’de ilk akademik olmayan kurum ve kuruluşlar için internet ağı projesi 1991 senesinde ODTÜ ve TÜBİTAK ortaklığı ile başlatıldı. Ve yine ilk internet bağlantısı 12 Nisan 1993 yılında yılında kesin olarak sağlandı. Türkiye, bugün kullandığımız bu internet ile 12 Nisan’da tanışmış oldu. 🙃 İlk internet çalışmaları Ege Üniversitesi öncülüğünde başlamış...

Devamını Görüntüle